www.basdere.net
www.kapadokya.info 

KIRŞEHİR

Daha büyük bir görünümünü elde etmek için resmi tıklayın.


 

 

   

Ahi Evren


Ahi Evren veya Ahi Evran, (Tam ad: Şeyh Nasırettin Mahmut el Hoyi); (d.1171-ö.12 Nisan1261) Ahiliğin kurucusu sayılan debbağların (dericilerin) piri, 32 çeşit esnaf ve sanatkârın lideri,Oğuz,Tükmen Türk filozof.

Doğumu ve Çocukluğu

Ahi Evran doğum tarihi kesin olmamakla birlikte 1171 yılında Azerbeycan'ın Hoy kasabasında dünyaya geldi. Hoy kasabası daha Büyük Selçuklu hükümdârı Tuğrul Bey'den beri Türkmen yerleşim bölgesidir.
Ahi Evran'in çocukluğu ve tahsil devresi Azerbeycan'da geçmiştir. Bundan sonra Horosan ve Maveraünnehir bölgesine gelip o yöredeki büyük üstadlardan dersler almıştır. 1203 veya 1204Bağdat'a gelmiştir. Ve burada tanıştığı Evhaddü'd Din Kirmani'in tavsiyesiyle AbbasiNasır Lidinillah'ın kurmuş olduğu Fütüvvet Teşkilâtına katılmış ve bu teşkilatın önde gelen şeyhleriyle temas kurma imkanı bulmuş, başta Kirmani olmak üzere birçok üstaddan istifade etmiştir. O dönemde Bağdat'ın ilim ve irfan merkezi olması, Ahi Evren'in çok yönlü bir fikir adamı olarak yetişmesini sağlamıştır. yılında halifesi

İş Hayatı ve Ahiliği Kurması

1204 yılında Anadolu Selçukluları sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev ikinci defa tahta çıktığında Sultan, Bağdat halifesine Mecdüddin İshak'ı göndermiş, buna karşılık bazı ilim adamları ile birlikte Ahi Evren de Anadolu'ya gelmiştir. Ahi Evran Kayseri'ye yerleşmiş ve Fütüvvet Teşkilâtından esinlenerek ilk Ahi Teşkilâtını burada kurmuştur. Keyhüsrev tarafından desteklenen teşkilâtın lideri olan Debbağ Ahi Evren Kayseri'de pekçok sanatın icra edildiği sanayi sitesinde hizmet vermiştir.
1227-1228 yılları arasında muhtemelen Sultan I.Alaadin Keykubat'ın arzusuyla Konya'ya yerleşen Ahi Evren, burada da sanatını icra etmiştir. Fakat Ahilerin en büyük hamisi olan Sultan Keykubat II.Gıyaseddin Keyhüsrevin tertiplediği suikast sonucu öldürülünce, pekçok Ahi ve Türkmen cezalandırılmış, Ahi Evren de hapsedilmiştir. Keyhüsrev'in ölümünden sonra 1245 yılında serbest bırakılan Ahi Evren, Denizli'ye geçer. 1247'de, Mevlana'nın oğlu Alaeddin Çelebi ile Mevlana'nın hocası Şems-i Tebrizi'nin öldürülmesinde aktif rol oynar. Bu olaydan sonra da Kırşehir'e gidip yerleşir ve hayatının sonuna kadar burada kalır.

Ömrünün Sonları ve Ölümü

Ömrünün sonlarına doğru Anadolu Selçuklu Devletindeki taht mücadelelerine karışır ve II. İzzeddin Keykavus tarafını tutar. Mevlana ve çevresi ile siyasi ihtilafa düşer. Bu ihtilafta da Mevlana'nın oğlu Alaeddin Çelebi Ahi Evren'in yanındadır.
Mevlana'nın diğer oğlu Sultan Veled'in, Ahi Evren'in ölümü üzerine yazdığı rubaide geçen ay tutulmasına dayanarak, İÜ Fen Fakültesi Astronomi Bölümü Öğretim üyesi Doç.Dr. Tarık Gökmen'e göre 12 Nisan 1261'deki parçalı ay tutulması aynı zamanda Ahi Evren'in ölüm günüdür.

Diğer Bilgiler

Ahi Evren, 1205 yılında Kermani nin kızı Fatma Bacı ile evlendi. Ahiliğe kadınlar giremediği için Fatma Bacı da "Bacıyan-ı Rum” (Anadolu Kadınları) teşkilatını kurmuş ve Kadın Ana olarak tanınmıştı.
Ahi Evran’ın şeyhliği altında 13. Yüzyılda Ankara ve Kırşehir’de toplanan Ahiler, kısa sürede Selçuklu şehirlerine yayılmışlardı. Osmanlı devletinin kuruluşunda etkili olmuşlardır.
Velâyetnâme adlı eserede Hacı Bektaşi Velî'nin sık sık Kırşehir'i ve Ahi Evran'ı ziyareti, onunla sohbetlerini anlatır. 13.yy'da Anadolu'dan geçen ünlü seyyah İbn-i Batuta da Burdur, Gölhisar, Ladik, Milas, Gerçin, Konya, Niğde, Aksaray, Kayseri, Sivas, Gümüş, Erzincan, Erzurum, Birgi, Tire, Manisa, Balıkesir, Bursa, Görele, Geyve, Yenice, Mudurnu, Bolu, Kastamonu, Sinop gibi Anadolu şehirlerindeki ahi zaviyelerinden bahsetmekte ve buralarda misafir olduğunu zikretmektedir.

Kırşehir'de adını taşıyan Ahi Evran Üniversitesi, 2006 yılında kurulmuştur.

 

       

CACABEY CAMİİ (MEDRESESİ)-CACABEY TÜRBESİ :

Kırşehir kent merkezinde bulunan medrese Selçuklu döneminde Kılıçaslan oğlu Keyhüsrev zamanında Kırşehir emiri Nurettin Cibril Bin Cacabey tarafından 1271-1272 yıllarında bir gözlem evi medrese olarak yaptırılmıştır. Eser sonradan camiye çevrilmiştir. Birkaç kez onarılmış olup minaresindeki mavi çiniler nedeniyle halk arasında “ cıncıklı” camii adı ile anılmaktadır. Medrese kesme taştan yapılmış olup kare planlıdır. İki eyvanlı kapalı avlulu medreseler gurubuna girmektedir. Döneminde astronomi yüksek okulu olarak hizmet vermiştir.

Mukarnas kavsaralı iki renkli taş işçiliğinin uygulandığı taç kapısı bulunmaktadır. Kuzeyindeki giriş kapısı işlemelidir, yapıdan ayrı olan tuğladan yapılmış çinili ve tek şerefeli minaresi ilk önce gözlem yeri olarak kullanıldığını göstermektedir. Ana eyvanda yer alan karşılıklı iki sütun koni ve küre biçimlerinin üst üste bindirilmesiyle oluşturulmuştur. Bu sütun düzenlemesinin Anadolu Türk sanatında başka bir örneği bulunmamaktadır.  Cacabey camiinin sol bitişiğinde Cacabey’e ait bir türbe bulunmaktadır.