www.basdere.net

Hz. YUNUS EMRE

Şiirleri

KARA TOPRAĞIN ALTINDA

Teferrüç eyleyu vardım, sabahın sinleri gördüm

Karışmış kara toprağa, şu nazik tenleri gördüm

Çürümüş, toprak olmuş ten, sin içinde yatar pinhan

Boşanmış damariakmış kan, batmış kefenleri gördüm

Yıkılmış sinleri dolmuş, evleri belirsiz olmuş

Kamu endişeden kalmış, ne düşvar halleri gördüm

Yaylalar yaylamaz olmuş, kışlalar kışlamaz olmuş

Bar tutmuş, söylemez olmuş, ağızda dilleri gördüm

Kimisi zevk ü işrette, kimi saz ü beşarette

Kimi bela vü mihnette, dün olmuş günleri gördüm

Soğulmuş şol kara gözler, belirsiz olmuş ay yüzler

Kara toprağın altında, gül deren elleri gördüm

Kimisi boynunu eğmiş, tenini toprağa salmış

Anasına küsüp gitmiş, boynun buranları gördüm

Kimi zari kılıp ağlar, zebaniler canın dağlar

Tutuşmuş sinleri oda, çıkan tütünleri gördüm

Yunus bunu kanda gördü, gelip bize haber verdi

Aklım vardı, bilim şaştı;nitekim şunları gördüm

HEY BENİM ÖMRÜM KUŞU

Hey benim ömrüm kuşu, kande varasın bir gün

Ecel arayı görür, ele giresin bir gün

Gele göğsüne kona, tenin tutuşa yana

Bir kadeh şerbet suna, içe kanasın bir gün

Görmeğe gelenleri, hal hatır soranları

Sevgili yarenleri, görmez olasın bir gün

Yarenlerin geleler, seni tacilleyeler

Soyalar donlarını, uryan olasın bir gün

Tap tımar eyle tene, yarar eyle bu cana

Şol yılana çiyana, nasip olasın bir gün

Münkerle Nekir gele, gele karşında dura

Dilince sual sora, cevap veresin bir gün

Aşık Yunus nidesin, acep kanda gidesin

Erenler meclisine, girmez olasın bir gün

ACEP N'OLA BENİM HALİM

Bir korku düştü canıma, acep n'ola benim halim

Derman olmaz ise bana, acep n'ola benim halim

Canım tenimden üzüle, gitmek yararı düzüle

Bu suret nakşı bozula, acep n'ola benim halim

Dünya donların soyucak, yuyucu tenim yuyucak

İletip kabre koyucak, acep n'ola benim halim

Eller gidip ben kalıcak, sinde yalnız olucak

Münkerle Nekir gelicek, acep n'ola benim halim

Ne ayak tuta, ne elim, ne aklım kala, ne bilim

Cevap vermez ise dilim, acep n'ola benim halim

Mezardan duru gelicek, hak terazi kurulacak

Amelimiz görülecek, acep n'ola benim halim

Miskin Yunus eydür sözü, kan yaş ile dolu gözü

Dergahına tutar yüzü, acep n'ola benim halim

BİR DEM GELİR

Hak bir gönül verdi bana, ha! demeden hayran olur

Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur

Bir dem sanasın kış gibi, şol zemheri olmuş gibi

Bir dem beşaretten doğar, hoş bağ ile büstan olur

Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez

Bir dem dilinden dür döker, dertlilere derman olur

Bir dem div olur ya peri, viraneler olur yeri

Bir dem uçar Belkıs ile, sultan-ı ins ü can olur

Bir dem varır mescidlere, yüz sürer anda yerlere

Bir dem varır deyre girer, İncil okur ruhban olur

Bir dem gelir İsa gibi, ölmüşleri diri kılur

Bir dem girer kibr evine, Fir'avn ile Haman olur

Bir dem döner Cebraile, rahmet saçar her mahfile

Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur

NE SÖYLERLER, NE BİR HABER VERİRLER

Yalancı dünyaya konup göçenler

Ne söylerler, ne bir haber verirler

Üzerinde, türlü otlar bitenler

Ne söylerler, ne bir haber verirler

Kimisinin üstünde biter otlar

Kiminin başında sıra serviler

Kimi masum, kimi güzel yiğitler

Ne söylerler, ne bir haber verirler

Toprağa gark olmuş nazik tenleri

Söylemeden kalmış, tatlı dilleri

Gelin, duadan unutman bunları

Ne söylerler, ne bir haber verirler

Yunus der ki, gör takdirin işleri

Dökülmüştür kirpikleri kaşları

Başları ucunda hece taşları

Ne söylerler, ne bir haber verirler

AŞIMA ZEHR-İ KATİL KATMIŞIM BEN

Bu ömrüm yok yere harc etmişim ben

Canım gör nice oda atmışım ben

Kimse kimesneye etmemiş ola

Anı kim kendime ben etmişim ben

Amelim rahtını, derdim götürdüm

Kamu assım, ziyana satmışım ben

Cihanda bir sınık saksıdan ötrü

Güherlerim ziyana satmışım ben

Amelim her ne ki varsa riyadır

Acep ihlası ne unutmuşum ben

Giceye eresini kimse bilmez

Tul-i emel başın uzatmışım ben

Dügeli ömrümü, harcına sürdüm

Ziyandan bellidir, ne utmuşum ben

Aguya bal deyu parmak uzattım

Aşıma zehr-i katil katmışım ben

Biçare Yunus'un çoktur günahı

Hakkın dergahına yüz tutmuşum ben

AYRUK GERİ GELMEYESİN

Yok yere geçirdim günü, ah nideyim ömrüm seni

Geldin geçtin bilmedim, ah nideyim ömrüm seni

Seni bahaya almadım, anın çün kadrin bilmedim

Sana vefadar olmadım, ah nideyim ömrüm seni

Ömrüm ipi üzüleser, suret nakşı bozulasar

Hayrım şerrim yazılasar, ah nideyim ömrüm seni

Ayruk geri gelmeyesin, gelip beni bulmayasın

Bu devranı sürmeyesin, ah nideyim ömrüm seni

İşte koyup gidisersin, beni garip edisersin

Kara yere girisersin, ah nideyim ömrüm seni

Hani seninle olduğum, şad olubeni güldüğüm

Ya son ucu yad olduğum, ah nideyim ömrüm seni

Miskin Yunus gidisersin, acep sefer edisersin

Ettiklerin bulusarsın, ah nideyim ömrüm seni

ELİF'TEN BE'Yİ BİLMEYEN

Vaktinize hazır olun, ecel vardır, gelir bir gün

Emanettir kuşça canın, , issi vardır, alır bir gün

Nice bin kere kaçarsan, yedi deryalar geçersen

Pervaz uruben uçarsan, ecel seni bulur bir gün

İşbu meclise gelmeyen, anup nasihat almayan

Elif'ten be'yi bilmeyen, okur kişi olur bir gün

Tutmaz olur tutan eller, çürür şol söyleyen diller

Sevip kazandığın mallar, varislere kalır bir gün

Yunus Emre'm bunu söyler, aşkın deryasını boylar

Şol yüce köşkler, saraylar, viran olur kalır bir gün

GÜNDÜZLERİ OLMUŞ GECE

Yer yüzünde gezer idim, uğradım milketler yatır

Kimi ulu, kimi kiçi, key kuşağı berkler yatır

Kimi yiğit, kimi koca, gündüzleri olmuş gece,

Kimi derviş, kimi hoca, mümin muhakkikler yatır

Doğru varırdı yolları, kalem tutardı elleri

Bülbüle benzer dilleri, danişment alimler yatır

Ulu, kiçi ağlamışlar, server yiğitler komuşlar

Baş ucunda yay asmışlar, dökülüben oklar yatır

Atalarının izi tozlu, enginleri dürlü donlu

Hüküm eder ay ü güne, şol usullü beyler yatır

Elleri dürür kınalı, hem karavaşlu dayelu

Karga gibi kara saçlı, gül yüzlü hatunlar yatır

Uşacıklar, oğlancıklar, oynar güler bülbül gibi

Ayrılmışlar;anaları, sinlerini bekler yatır

El bağlamışlar kamusu, hak Çalaptandır umusu

Düğürlü kızdır kimisi, alınmadık haklar yatır

Yunus bilmez kendi halin, Hak Çalap söyletir dilin

Bir nicesi yeni gelin, ak değirmi yüzler yatır

GELEN GEÇER, KONAN GÖÇER

Bu dünya kimseye kalmaz, anadur ölümün zinhar

Kaçan kimse gider gelmez, anadur ölümün zinhar

Gelen geçer, konan göçer, nasip oldukça yer içer

Ecel ömre kefen biçer, anadur ölümün zinhar

Üstüne çün çöker dağlar, ecel gelir dilin bağlar

Kalır bu bahçeler bağlar, anadur ölümün zinhar

Kefen donun ola toprak, bitiser üstünde yaprak

Dola gözlerine toprak, anadur ölümün zinhar

Nice cem'ettin ise mal, alır varislerin filhal

Sinde sen çekersin vebal, anadur ölümün zinhar

Pes anı sanma malındır, haram ise vebalindir

Helal ise sualindir, anadur ölümün zinhar

Kalır ayruklara malın, seninle gider amalin

İrişmez bir pula elin, anadur ölümün zinhar

Geri gelmez varan anda, kalır ol karannu sinde

Sevap işleyu gör bunda, anadur ölümün zinhar

Günahkarsın günahın çok, günah için bir ahın yok

Varacak gayrı rahın yok, anadur ölümün zinhar

Yunus tak boynuna bendi, sonra halka ver bu pendi

Cihandan kes bu payvandı, anadur ölümün zinhar

BENCİLEYİN GÜLMEDİK BAŞ

Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır

Bencileyin gözü yaşlı, ağlayu kalmış var mıdır

Söylerim bilmezem sözüm, yürürüm görmezem özüm

Bir oldu gecem gündüzüm, hiç böyle olmuş var mıdır

Benim baştan yüreğim baş, göz yumuldu çekildi kaş

Bencileyin gülmedik baş, cihana gelmiş var mıdır

Döğdüm başım taşlar ile, kan akıttım yaşlar ile

Yarenler kardeşler ile, candan ayrılmış var mıdır

Ahır halkla helallaşıp, her biriyle esenleşip

Bencileyin aklı şaşıp, ağlayu kalmış var mıdır

Bunca zamanlar bilişip, ahır dönüp ayrılışıp

Böyle bir dertlere düşüp, odlara yanmış var mıdır

Kanda yürüsem inlerim, hiç sesin gelmez dinlerim

Gelesin deyu gözlerim, gidende gelmiş var mıdır

Bu söylediğim sözleri, dertliler için söylerim

Acep bu benim sözümden, haberim almış var mıdır

A dostlar esenleşelim, tuz ekmek helallaşalım

Ta ölünce ağlaşalım, ağlayıp gülmüş var mıdır

Ağlayıp bulmadım çare, çok yalvardum Peygambere

Yunus gibi yüzü kare, cihana gelmiş var mıdır

BIRAK İKİLİĞİ

Sen sende iken menzil alınmaz

Bahri olmadan gevher bulunmaz

Er açtı yolu ayan eyledi

Tolun ay doğdu, hergiz tolunmaz

Er manasından, almayan cahil

Taştandır bağrı hergiz delinmez

Er urdu yare, zahmi belirmez

Var! Bu yareme, merhem bulunmaz

Mağripten maşrik erin gözüne

Ayan görüne perde olunmaz

Ko ikiliği, gel birliğe yet

Bir olan canlar ayrı dölenmez

Yunus, ver canını hak yoluna

Can vermeyince canan bulunmaz

SENİN KOKUN DUYDU CANIM

İlahi bir aşk ver bana, kandalığım bilmeyeyim

Yavu kılayum ben beni, isteyuben bulmayayım

Al gider benden benliği, doldur içime şenliği

Bu dünyada öldür beni, varıp anda ölmeyeyim

Şöyle hayran eyle beni, bilmeyeyim dünden günü

Daim isteyeyim seni, ayruk nakşa kalmayayım

Senin kokun duydu canım, terkini urdu cihanın

Hergiz belirmez mekanın, seni kande isteyeyim

Aşkın bir od urdu cana, üs yürürem yana yana

Ciğerim gark oldu kana, nice zari kılmayayım

Ko ben yanayım tüteyim, bülbül olayım öteyim

Dost bahçesinde biteyim, açıluben solmayayım

Halim getirsem dile, kim bana söğe, kim güle

Bari yanayım dert ile, ben dillere gelmeyeyim

Mansur um çek dara beni, ayan göster anda seni

Kurban kılayum bu canı, aşka münkir olmayayım

Aşktır bu derdin dermanı, aşk yolunda verem canı

Yunus Emre eydür bunu, bir dem aşksız olmayayım

SORARLAR BİR EYYAM GELİR

Bir gün senin defterini dürerler bir eyyam gelir

Kamu aklını başına dererler bir eyyam gelir

Tevhide uydur sözünü, mevlaya döndür yüzünü

Eynine kefen bezini, sararlar bir eyyam gelir

Azrail ala canını unuttura her sanını

Kara toprağa tenini, kararlar bir eyyam gelir

Tenha kabrinde kalıcak, amellerin arz olucak

Mahşer yerine yalıncak, sürerler bir eyyam gelir

Yunus eydür evvel baştan, ayırır seni kardaştan

Ne ettin kurudan yaştan, sorarlar bir eyyam gelir

ŞOL KAHR İLE KAZANDIĞIN

Ey dünyayı seven kişi, bir gün koyup gitmek gerek

Senin dileğinle değil, naçardır, ne etmek gerek

Gözün ile gördüğünü, şol hasretin olanları

Akil isen an bunları, her kimseyi anmak gerek

Şol kahr ile kazandığın, bir gün kalısar körlüğe

Şol mal ki körlüğe kalır, şaylığa harc etmek gerek

Kudret kandilinden senin, destur ile indi canın

Bir gün geri gel deniser, şol sözü işitmek gerek

Ne hak buyruğun tutarsın, ne kul sözün işidirsin

Hiç bilmezsin ma'na nedir, nedilde çağırmak gerek

Uydun bu nefsin sözüne, battın günah denizine

Çirk getirdin can yüzüne, tövbeteğin tutmak gerek

Yunus;şimdi sen dil ile, ben Hakkı severim deme

Ol padişah hazretine, görklü meta'iltmek gerek

GER TAŞ İSEN ERİYESİN

Sana ibret gerek ise, gel göresin bu sinleri

Ger taş isen eriyesin, bakıp görücek bunları

Şunlar ki çoktur malları, gör nice oldu halları

Son ucu bir gömlek imiş, anında yoktur yenleri

Kani mülke benim deyen, köşk ü saray beğenmeyen

Şimdi bir evde yaturlar, taşlar olmuş üstünleri

Bunlar geri gelmeyeler, zühd ü taat kılmayalar

Bu beyliği bulmayalar, zira geçti devranları

Kani ol şirin sözlüler, kani ol güneş yüzlüler

Şöyle kaybolmuş bunlar, hiç belirmez nişanları

Bunlar bir vakt beyler idi, kapıcılar korlar idi

Gel imdi gör, bilmeyesin, bey hangidir ya kulları

Ne kapı vardır giresi, ne yemek varır yiyesi

Ne ışık vardır göresi, dün olmuştur gündüzleri

Bir gün senin dahi Yunus, benim dediklerin kala

Seni dahi böyle ide, nitekim etti bunları

KABRE VARDIĞIM GECE

Ya Rab n’ola halim, kabre vardığım gece

Eyi olmazsa amelim, kabre vardığım gece

Ya Rabbena yandırma, günahlara bandırma

Çırağım söğündürme, kabre vardığım gece

Ya Rabbena hayr eyle, Muhammed’e yar eyle

Kabrimizi nur eyle, kabre vardığım gece

Ya Rabbena tuş eyle, imanı yoldaş eyle

Muhammed’e eş eyle, kabre vardığım gece

Ya Rabbena şaşırtma, yüzüm üzre düşürtme

Zebaniler üşürme, kabre vardığım gece

Ya Rabbena eşimden, eşimden yoldaşımdan

Aklı alma başımdan, kabre vardığım gece

Derviş Yunus’un sözü, kan ağlar iki gözü

Mahrum eyleme bizi, kabre vardığım gece

YÜZ BİN PEYGAMBER

Hor bakma sen toprağa, toprakta neler yatur

Kani bunca evliya, yüz bin Peygamber yatur

Cennette buğday yiyen, gaflet gömleğin giyen

Hem dünyaya meyleden, Adem Peygamber yatur

Arkasiyle kum çeken, göz yaşıyle yuğuran

Kabeye temel kuran, Halil Peygamber yatur

Vücudunu kurt yiyen, kurt yedikçe şükreden

Belalara sabreden, Eyyup Peygamber yatur

Balık karnında yatan, deryaları seyreden

Kabak kökün yastanan, Yunus Peygamber yatur

Kuyuda nihan olan, kul deyüben satılan

Mısır’a sultan olan, Yusuf Peygamber yatur

Yusuf’un yavu kılan, kurt ile davi kılan

Ağlayıp göğsüz kalan, Yakup Peygamber yatur

Asasın ejder eden, bahre urup yol eden

Fir’avnı helak eden, Musa Peygamber yatur

Ol Allahın habibi , dertlilerin tabibi

Enbiyalar serveri, Resul Muhammed yatur

Hayber kal’asın yıkan, kafiri oda yakan

Şahinler gibi bakan, Ali gibi er yatur

Ata ana gülleri, Kur’an okur dilleri

Fatm’ana oğulları;Hasan, Hüseyin yatur

İğnesin suya atan, balıklara getirten

Tacın tahtın terkeden, İbrahim Ethem yatur

Gündüzler saim olan, geceler kaim olan

Ariflerin sultanı, Bayzit Bestami yatur

Hakikat erleri, geçti dünyadan, her biri

Konyada;ol Mevlana Hüdevandigar yatur

Çoktur Hakkın has kulları, fikr eyle bunları

Saysam erenleri, görsen ne sultanlar yatur

Yunus sen de ölürsün, kara yere girersin

Kara yer altında, çok günahkar kullar yatur

EVLİYALAR ALAN DÜNYASIN

Bilirim seni yalan dünyasın

Evliyaları alan dünyasın

Kaçan kurtulsa kuş kurtulaydı

Şahin kanadın kıran dünyasın

Sevdiğim aldın beni aldattın

Dönüp yüzüme gülen dünyasın

Süleyman tahtın sen viran kıldın

Masumlar boynun buran dünyasın

Dünya, bununla yedi gez doldu

Ahır bizden de kalan dünyasın

Aşık Yunus, sema'la çarh urur

Bu çarhımızı bozan dünyasın

GEÇER BU EYYAMLAR

Zikrullah eyleyip tevhit etmeğe

Geçer bu eyyamlar, ellere girmez

Hakkın doğru yollarına gitmeğe

Geçer bu eyyamlar, ellere girmez

Sen asan et doğru yolca gitmeğe

Varıp anda, kara yere yatmağa

Geceler supha dek, tevhit etmeğe

Geçer bu eyyamlar, ellere girmez

Aldatmasın seni dünya sefası

Giyesin kefen, koyasın libası

Vücudun şehrinde, ruhun hüması

Geçer bu eyyamlar, ellere girmez

Türlü donlar ile, kendin bezersin

Kitaplar okuyup, sözler yazarsın

Bildim dersin, niçil gafil gezersin

Geçer bu eyyamlar, ellere girmez

Yunus eydür, gelin imdi kardaşlar

Dökelim gözümüzden kanlı yaşlar

Nasihatim budur size dervişler

Geçer bu eyyamlar, ellere girmez

BENİ İRŞAT EDEN

Ağla gözüm ağla, gülmezem ayruk

Gönül dosta gider, gelmezem ayruk

Ne gam bunda bana, bin gez ölürsem

Anda ölüm olmaz, ölmezem ayruk

Yansın canım, yansın aşkın oduna

Aksın kanlı yaşım aksın, silmezem ayruk

Göyündüm aşk ile, ta kül olunca

Boyandım rengine, solmazam ayruk

Beni irşat eden mürşid-i kamil

Yeter, bir el almazam ayruk

Varlığım yokluğa denişmişem ben,

Bugün, cana, başa kalmazam ayruk

Fenadan bekaya göç eyler olduk

Yüneldim şol yola, dönmezem ayruk

Muhabbet bahrinin gavvası oldum,

Gerekmez, Ceyhuna dalmazam ayruk

Dilerim fazlından ayırmayasın

Hocam, senden özge sevmezem ayruk

Söyler aşık dilinden bunları Yunus

Eğer aşık isem, ölmezem ayruk

DAĞLAR İLE, TAŞLAR İLE

Dağlar ile, taşlar ile çağırayım Mevlam seni

Seherlerde kuşlar ile, çağırayım Mevlam seni

Sular dibinde mahi ile, sahralarda ahu ile

Aptal olup "Ya Hu" ile, çağırayım Mevlam seni

Gök yüzünde İsa ile, Tur dağında Musa ile

Elimde asa ile, çağırayım Mevlam seni

Derdi öküş Eyyup ile, gözü yaşlı Yakup ile

Ol Muhemmed mahbub ile çağırayım Mevlam seni

Hamd ü şükrullah ile, vasf-ı Kulhüvallah ile

Daima zikrullah ile, çağırayım Mevlam seni

Bilmişim dünya halini, terk ettim kıyl ü kalini

Baş açık ayak yalın, çağırayım Mevlam seni

Yunus okur diller ile, ol kumru bülbüller ile

Hakkı seven kullar ile, çağırayım Mevlam seni

SON UCU

Sen bu cihan mülkünü Kaftan kafa tuttun tut

Ya bu alem malını oynayuben yuttun tut

Süleyman'ın tahtına şah olup oturdun bil

Dive, periye düpdüz hükümleri ettin tut

Fir'avn'ın hazinesin, Nüşirevan'ın genciyle

Karun malına katıp, sen malına kattın tut

Bu dünya bir lokmadır, ağzında çiğnenmiş bil

Çiğnenmişe ne yutmak, ha sen anı yuttun tut

Ömrün senin ok bigi, yay içinde dopdolu

Dolmuş oka ne durmak, ha sen anı attın tut

Her bir nefes kim gelir, keseden ömr eksilir

Çün kese ortalandı, sen anı tükettin tut

Çün denize gark oldun, boğazına geldi su

Deli gibi talpınma, ey biçare battın tut

Ölüm vardır bilirsin, varıp gafil olursun

Kamulardan ayrılıp, varıp sinde yattın tut

Yüz yıllar hoşluk ile, ömrün olursa Yunus

Son ucu bir nefesdir, geç andan unuttun tut

BİR SAKİDEN İÇTİM ŞARAP

Bir sakiden içtim şarap, Arştan yüca meyhanesi

Ol sakinin mestleriyiz, canlar anın peymanesi

Bir meclistir meclisimiz, anda ciğer kebap olur

Bir şem'dir bunda yanar, güneş anın pervanesi

Aşk oduna yananların, külli vücudu nur olur

Ol od bu oda benzemez, hiç belirmez zebanesi

Andaki mest olanların, olur Enelhak sözleri

Hallac-ı Mansur gibidir en kemine divanesi

Ol meclisin bekrileri, ol şah Ethem gibidir

Yüzbin olur her köşede, Belh şehrinin viranesi

Ey sat hezaran Bayezıt, anda muganniler çalar

Ütrük nefsek teal olur, ol çalgının teranesi

Yunus bu cezbe sözlerin cahillere söylemegil

Bilmez misin cahillerin nice geçer zemanesi

ÇIRAĞIMA KASTEDENİN

Aşkın odu düştü cana, eritti yürek yağını

Kesti hevasetin kökün, oda yandırdı bağını

Kazdı kahır kazmasiyle, canda cefa ocağını

Çaldı nefsin boynuna himmet eri bıçağını

Himmet suyu ile yudu, gönlün evin ap arıca

Hizmet kapısından, ana sundu şükür ayağını

Her kim bize yanı yanar, Hak dileğin versin ana

Urmaklığa kastedenin düşem öpem ayağını

Kim bize taş atar ise, güller nisar olsun ana

Çırağıma kastedenin Hak yandırsın çırağını

Miskin gönlün, aşk elinden iki büküldü vücudu

Tövbe kapısından, sundum ana iman dayağını

Gel imdi miskin Yunus, hevaseti elden bırak

Çalabım, sen ruzi eyle bizi, kanaat bucağını

DÜNYAYA ÇOK GELİP GİTTİM

Beni bunda veribiyen, bilir ne işe geldim

Kararım yok dünyada, giderim yumuşa geldim

Dünyaya çok gelip gittim, erenler eteğin tuttum

Kudret ününü işittim, kaynayuben cuşa geldim

Sert söz ile gönül yıktım, od oldum canları yaktım

Sırrımı aleme çaktım, bu halka temaşa geldim

Aşık oldum şol ay yüze, nisar oldum bal ağıza

Nazar kıldım kara göze, siyah olup kaşa geldim

Ben oldum İdris terzi, Şit oldum dokudum bezi

Davud'un görklü avazı, ah edip nalişe geldim

Musi oldum Tur'a vardım, koç oldum kurbana geldim

Ali olup kılıç saldım, meydana güleşe geldim

Ay oldum aleme doğdum, bulut oldum göğe ağdım

Yağmur olup yere yağdım, nur olup güneşe geldim

Kal-ü kıylden geçenlere, yolda gözün açanlara

Anlayuben seçenlere, vakıa olup düşe geldim

Benim ol dertler dermanı, benim ol marifet kanı

Benim Musi-i-İmrani, Tur dağında aşa geldim

Yolum sana oldu durak, sabakın söyleyendir Hak

Yunus Emre'm dilinde, Hak olup dile düşe geldim

KAPIDA KALDI ŞERİAT

Aşk imamdır bize, gönül cemaat

Kıblemiz dost yüzü, daimdir salat

Dost yüzün görücek, şirk yağmalandı

Anınçün, kapıda kaldı şeriat

Gönül secde kılar, dost mihrabında

Yüzün yere vurup, kılar münacat

Kim ola dost ile, bu demde halvet

Şeriat der, sakın şartı bırakma

Şart ol kişiye kim, ede hiyanet

Erenler nefesidir devletimiz

Anınla fitneden olduk selamet

(Beli) kavlin dedik evvelki demde

Henüz bir demdir, ol vakt ü bu saat

Derildi beşimiz, bir vakte geldi

Beşi bir eyleyip, kim kıla taat

Biz kimse dinine hilaf demezüz

Din tamam olıcak doğru muhabbet

Doğruluk bekleyen dost kapısında

Gümansız ol bulur ilahi devlet

Yunus ol kapıda kemine kuldur

Ezelden ebede dekdür bu izzet

GAYRİ YÜZE NİCE BAKAR

Acep değil deli olsa aşk oduna yanan kişi

Aşka yakın yürümesin iyi adın sanan kişi

Kim sakınır iyi adın, bıraksın elden aşk odun

Tezcek yoldurur kanadın, daldan dala konan kişi

Saldı beni uzak yola, şol gözlerim dola dola

Dertli halinden ne bile, yüreği sağ olan kişi

Aşıklar geçer arından, dönmez olur ikrarından

Şimdi ayrılmış yarından, yalan dava kılan kişi

Yürek yanar, yaşım akar, şu gözlerim yola bakar

Gayri yüze nice bakar, Hak cemalin gören kişi

Gözüm pınar olmuş akar, şol zarim ki Arşa çıkar

Mahv eyleyip varın yakar, masivayı koyan kişi

Yunus kodu yola başı, urur müddeiler taşı

Hiçtir münafıkın işi, gelsin aşka doyan kişi

YETMİŞ İKİ MİLLETTE

Gayrıdır her milletten bu bizim milletimiz

Hiç dinde bulunmadı, din ü diyanetimiz

Bu din ü diyanette, yetmiş iki millette

Dünya vü ahirette, ayrıdır ayatımız

Tahir suya banmadan, el ayak deprenmeden

Baş sücuda inmeden, kılınır taatımız

Ne rüku vardır, ne sücut, ne kıble vardır, ne mescit

Daima ol dostla becit olur münacatımız

Gerek Kabeye varalım, gerek mescide girelim

Gerek su ile yunalım, çün bile illetimiz

Su ne kadar arıda, yavuz huyun bile

Meğer bizi pak ide, Haktan inayetimiz

Kimin sırrın kim bile, çün erilmez bu hale

Yarın ana belli ola, Müslüman mürtedimiz

Yunus canı yenile, kim dostluğun anıla

Ansızın bir ün gele, bilesin kudretimiz

İNCİL İLE KUR'ANI

Mana denizine daldık, vücut seyrini kılduk

İki cihan serteser, cümle vücutta bulduk

Gece ile gündüzü, gökte yedi yıldızı

Levhte yazılan sözü, cümle vücutta bulduk

Musa'nın çıktığı Tur'u, gökteki Beytülmamuru

İsrafil'deki Suru, cümle vücutta bulduk

Tevrat ile İncil'i, Furkan ile Zebur'u

Kur'andaki Ayeti nuru, cümle vücutta bulduk

Yüce görünen gökleri, göklerdeki melekleri

Yetmiş bin hicapları, cümle vücutta bulduk

Yedi göğü, yedi yeri, bu dağları, denizleri

Uçmak ile Tamu'yu, cümle vücutta bulduk

Yunus'un sözleri hak, cümlemiz dedik sadak

Kanda istersen anda bak, cümle vücutta bulduk

KAÇAN SUNA AZRAİL EL

Acep değil senin için, bir can feda kılur isem

Senin varlığın can yeter, hoştur cansız kalır isem

Senin derdin olmasa sözüm acep kelecidir

Ne canım var, ne eydürem bir dem sensiz olur isem

Nice ki ben seni sevem, ecel eri ermeyiser

Kaçan suna Azrail el, ben seni canlanır isem

Ger suretim düşer ise, nice zeval ere bile

Ol kadimi kimse venin, nice düşüp durur isem

Dahi Elestü belirmeden, ben aşıktım sen Maşuk

Gözüm yüzüne tutam, yüz bin kaba girer isem

Dahi cihana gelmeden, canım seni sever idi

Minnet değil Yunus, sana nice tapu kılur isem

DEĞİLİM KAL Ü KIYLDE

Canem ben andan ezeli eşip geldim

Aşkı kılavuz tutup, ol yola düşüp geldim

Değilim kal ü kıylde, ya yetmiş iki dilde

Yad yok bana bu elde, anda bilişip geldim

Geçtim hotbin elinden, el çektim düğelinden

Ol ikilik belinden, birliğe bitip geldim

Dört kişidir yoldaşım, vefadar razdaşım

Üçle hoştur başım, birini buşup geldim

Ol dördün birisi can;biri din, biri iman

Biri nefsimdürür düşman, yolda savaşıp geldim

Bir kılı kırk yardılar, birin yol gösterdiler

Bu mülke gönderdiler, ol yola düşüp geldim

Aşk şarabından içtim, on sekiz ırmak geçtim

Denizler bendim deştim, ummandan taşıp geldim

Ben andan geldim bunda, yine varurem anda

Ben ana varasımı anda danışıp geldim

Azrail ne kişidir, kast idesi canıma

Ben emanet issi ile, anda bitirişüp geldim

İmdi Yunus'a ne gam, aşık melamet bednam

Küfrüm imana şol edem, anda denişip geldim

OL SAHİB-İ KUR'AN BENEM

Ol kadir-i kün feyekün, lütf edici Sübhan benem

Kesmeden rızkını veren, cümlelere Sultan benem

Nutfeden adem yaratan, yumurtadan kuş türeten

Kudret dilini söyleten, zikr eyleten Sübhan benem

Kimisini zahit kılan, kimisine füsk işleten

Ayıplarını örtücü, ol delil ü bürhan benem

Benem ebet, benem beka, ol kadir-i hak mutlaka

Yarın hızır ola saka, anı kılan gufran benem

Ete;deri sügük çatan, ten perdelerini tutan

Kudret işim çoktur benim, hem zahir ü ayan benem

Hem batınem hem zahirem, hem evvelem, hem ahırem

Bu cümlesini yaratıp, tertip eden Yezdan benem

Yoktur anda tercüman, andaki iş bana ayan

Bin bir adı vardır Yunus, ol sahib-i Kur'an benem

YUSUF BULUNUR KEN'AN BULUNMAZ

Bir ne derttir ana derman bulunmaz

Ya bu ne yaredir zahmı belirmez

Yitürdüm Yusuf'um Ken'an elinde

Yusuf'um bulundu, Ken'an bulunmaz

Beyim arif isen, var sen yolunca

Bunda başlar yiter, kanlar sorulmaz

Manisiz kişiden hiç nesne gelmez

Kovası yok kuyudan su çekilmez

Kuyu cismindürür mani kovası

Çekerler kovayı suyu belirmez

Erenler kapısı, mürüvvet kapısı

Sıtk ile gelenler, mahrum gülünmez

Yunus bu manide gark oldu gitti

Geri gelmekliğe aklı belirmez

SENSİN BİZE BİZDEN YAKIN

Sensin bize bizden yakın, görünmezsin hicap nedir

Çün aybı yok görklü yüzün, üzerinde nikap nedir

Sen eyittin ey Padişah, yehdillahü limen yeşa

Şerikin yok senin haşa, şuçlu kimdir ikap nedir

Levh üzere kimdir yazan, azdıran kim, kimdir azan

Bu işleri kimdir düzen, bu suale cevap nedir

Rahimdürür senin adın, rahimliğin bize dedin

Mürşitlerin mücdeledi, lataknetu hitap nedir

Bu işleri sen bilirsin, sen verirsin, sen alırsın

Ne kim kıldım çün bilirsin, ya bu soru hisap nedir

Kani bu mülkün sultanı, bu ten ise kani canı

Bu göz görmek diler anı, bu mebde ü mead nedir

Yunus bu göz anı görmez, görenler hot haber vermez

Bu menzile akıl ermez, bu kovduğun serap nedir

CANA KIYAN GELSİN

Bugün sohbet bizim oldu, bize bizim diyen gelsin

Bu aşk zehrin seve seve içübeni kanan gelsin

Bugün meydan-ı aşk içre, çağırıp bir ün eyledim

Müezzinlik bizim oldu, imam olduk uyan gelsin

Kanaat hırkasın geydim, selamet başını çektim

Melamet gömleğin biçtim, arif olup giyen gelsin

Bu ummanda delim gevher;eğerçi var, ele girmez

Bahası candır alınmaz, bugün cana kıyan gelsin

İşit derviş bu sözümü, ne etmişem kendüzümü

Hiçe satmışam özümü, bu cefaya doyan gelsin

Suret nakşın yumak ile, gönül milki temiz olmaz

Akıp rahmet suyu çağlar, gönül çirkin yuyan gelsin

Yunus Emre anı görmüş, eline bir divan almış

Alimler okuyamamış, bu manadan duyan gelsin

CANI YAĞMAYA VERDİK

Niderüz biz hayat suyun, canı yağmaya verdik

Cevherleri sarraflara, madeni yağmaya verdik

Benim ol bezirgan kim, hiçbir assı gözetmedim

Çünki assıdan da geçtik, ziyanı yağmaya verdik

Bu yolun arifleri geçirmezler her metaı

Biz şöyle uryan gideriz, cihanı yağmaya verdik

Küfür ile iman dahi, hicap imiş bu yolda

Safalaştık küfürle, imanı yağmaya verdik

Senlik benlik olucağız, iş ikilikte kalır

Çıktık ikilik evinden, sen beni yağmaya verdik

Bu bizim pazarımızda, yokluk olur müşteri

Geçtik bitmez sağınçtan, zamanı yağmaya verdik

Payanlı devr ü zaman, nice anlasın Yunus'u

Payansız devre erdik, devranı yağmaya verdik

HAKİKATİN KAFİRİ

Söylememen harcısı, söylemeğin hasıdır

Söylemeğin harcısı, gönüllerin pasıdır

Gönüllerin pasını ger sileyim der isen

Şol sözü söylegil kim, ol söz hülasasıdır

Kulil hak dedi Çalap, sözü doğru deyene

Bugün yalan söyleyen, yarın utanasıdır

Cümle yaradılmışa, bir göz ile bakmayan

Şer'in evliyasıysa hakikatte asidir

Şeriat haberini şerh ile eydem işit

Şeriat bir gemidir, hakikat deryasıdır

Ol geminin tahtası ne denlu muhkem ise

Deniz mevci kati olucak uşanasıdır

Bundan içeru haber işit, edeyin ey yar

Hakikatin kafiri, şer'in evliyasıdır

Biz talib-i ilmiz, aşk kitabın okuruz

Çalap müderris bize, aşk hot medresesidir

Evliya safa nazar ideli günden beru

Hasıl oldu Yunus'a her ne kim olasıdır

HURİ İLE GILMANI

Ben dervişim deyene, bir ün edesim gelir

Seğirdüben sesine, varıp yetesim gelir

Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir

Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir

Altında gayya vardır, içi nar ile pürdür

Varuben ol gölgede, biraz yatasım gelir

O da gölgedir deyu, ta'n eylemen hocalar

Hatırımız hoş olsun, biraz yanasım gelir

Ben günahımca yanam, rahmet suyunda yunam

İki kanat takınam, biraz uçasım gelir

Andan Cennete varam, Cennette huriler görem

Huri ile gılmanı, bir bir koçasım gelir

Derviş Yunus bu sözü, eğri büğrü söyleme

Seni sigaya çeker, bir Molla Kasım gelir

SUÇUMU ÖRTER HIRKAM

Ey bana derviş diyen, nem ola derviş benim

Ya bu adıma layık, hani elimde iş benim

Derviş derler adıma, bakarlar suratıma

Bilmezler ki dirliğim, külli sitayiş benim

Dil ile şeyhim ulu, yolda aludan alu

Aklım evi kaygılı, nefsim asayiş benim

Sureti güler halka, ya kani kulluk Hakka

Bu dirliğime bak a, hem işim yanlış benim

Kendi izimi bilirem, saluslanuben yürürem

Buğz ü kibr ü adavet, gönlümü almış benim

Suçumu örter hırkam, dirliğim cümlesi ham

Bir gün yırtılısar perdem, zehi düşvar iş benim

Derviş neye dolundum, ulu suçta bulundum

Yunus umduğum Haktan, ol rahmet imiş benim

GÖZ AÇIP YUMMUŞ GİBİ

Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip geçmiş gibi

Hele bana şöyle gelir, şol göz açıp yummuş gibi

İşbu söze Hak tanıktır, bu can gövdeye konuktur

Bir gün ola çıka gide, kafesten kuş uçmuş gibi

Miskin adem oğlanını, benzetmişler ekinciye

Kimi biter, kimi yiter, yere tohum saçmış gibi

Bu dünyada bir nesneye, yanar içim, göyner özüm

Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi

Bir hastaya vardın ise, bir içim su verdin ise

Yarın anda karşı gele, hak şarabın içmiş gibi

Bir miskini gördün ise, bir eskice verdin ise

Yarın anda karşı gele, hulle donun biçmiş gibi

Yunus Emre, bu dünyada, iki kişi kalır derler

Meğer Hızır İlyas ola, ab-ı hayat içmiş gibi

AŞKIN İLE MEST OLALI

Aşkın şarabın içeli kandalığım bilmezem

Şöyle yavu kıldım beni, isteyuben bulumazam

Derya-vü umman olmuşam, gevherlere kan olmuşam

Hüsnünde hayran olmuşam, kendüzüme gelimezem

Zatına yol bulumadım, senden nişan alımadım

Çünki seni bilemedim, kulluğunu kılımazam

Yoluna basaldan kadem, varlığımı kıldım adem

Gözden ırılma sen bir dem ki sensiz ben olumazam

Adın dolalı ellere, senden nişan alımazam

Aşkın ile mest olalı, Cennet'lere kalımazam

Benim urup bünyadımı, Yunus yazaldan adımı

Kestim kamudan umudü, aşkından ayrılmazam

DERTLİLER BULUCAĞAZ

Aldı benim gönlümü, n'olduğumu bilmezem

Yavu kıldım ben beni, isteyip bulımazam

Gönülsüz girdim yola, halim hiç gelmez dile

Bir dem derdim demeğe, dertli bulımazam

Şakirim derdimle, sataştım güle güle

Dertliler bulucağaz, ben beni bulımazam

Eydürler ise bana, senin gönlün kim aldı

Nice haber vereyim, ağlarım eydimezem

Bu benim gönlüm alan, doludur cümle cihan

Kanceru bakar isem, ansız yeri görimezem

Ayık olup oturma, ayık sözün götürme

Severim aşk esrüğün, ben ayık olımazam

Yunus'a kadeh sunuben, Enelhak demin uran

Bir yudum sundu bana, içtim ayılımazam

BE DEDİRMEĞİL BANA

Ben bu il'e garip geldim, ben bu il'den bezerim

Bu tutsaklık tuzağın, demi geldi üzerim

Çünki ben bunda geldim, ben anı bunda buldum

Mansur'em dare geldim, üş kül oldum tozarım

Dört kitabın okudum, tahsil ettim bitirdim

Ne hacet kim, karayı ak üstüne yazarım

Dört kitabın manisi, bellidir bir elifte

Be dedirmeğil bana, ben bu yolda azarım

Yetmiş iki millete suçum budur hak dedim

Korku hiyanetedir ya ben niçin kızarım

Şeriat oğlanları niçin yol keser bana

Hakikat deryasında bahri oldum yüzerim

Dost bana gelsin demiş, benim kaydımı yemiş

Ben yüzüm karasından teberrükler düzerim

Yunus bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir

Gerçek aşık bu yolda, ne duyduğun sezerim

BİR İLE BİR OL

Bu sırrı ne bilsin usanlar, uyalar

Ne varsın bu yola azıksız yayalar

N'olaydı ben onu görsem bu göz ile

Ne doysun bu gözler, doymaz kayalar

Aşıklar elinde, diken yok gülünde

Cevher çok gölünde dalanlar bulalar

Geliniz varalım, Yusuf'u görelim

Yüzünün nurundan, bin açlar doyalar

Yunus sen bir olgil, bir ile bir olgil

Bir olan aşıklar, bu sırdan duyalar

DOLAP

Dolap niçün inilersin

Derdim vardır inilerim

Ben Mevla'ya aşık oldum

Anın için inilerim

Benim adım dertli dolap

Suyum akar yalap yalap

Böyle emreylemiş Çalap

Derdim vardır inilerim

Beni bir dağda buldular

Kolum kanadım yoldular

Dolaba layık gördüler

Derdim vardır inilerim

Ben bir dağın ağacıyım

Ne tatlıyım ne acıyım

Ben Mevlaya duacıyım

Derdim vardır inilerim

Dağdan kestiler hezenim

Bozuldu türlü düzenim

Ben bir usanmaz ozanım

Derdim vardır inilerim

Dülgerler beni yondu

Her azam yerine kondu

Bu iniltim Haktan geldi

Derdim vardır inilerim

Suyum alçaktan çekerim

Dönüp yükseğe dökerim

Görün ben neler çekerim

Derdim vardır inilerim

Yunus bunda gelen gülmez

Kişi muradına ermez

Bu fanide kimse kalmaz

Derdim vardır inilerim

ALLAH

Aşkın odu ciğerimi, yaka geldi, yaka gider

Garip başım bu sevdayı, çeke geldi çeke gider

Kar etti firak canıma, aşık oldum ol Sultana

Aşk zencirin dost boynuna, taka geldi, taka gider

Sadıklar durur sözüne, gayrı görünmez gözüne

Bu gözlerim Dost yüzüne, baka geldi, baka gider

Arada olmasın naşı, onulmaz bağrımın başı

Gözlerimin kanlı yaşı, aka geldi, aka gider

Bülbül eder ah ü figan, hasretle yandı bu can

Benim gönülcüğüm ey can, çıka geldi, çıka gider

Yunus söyler bu sözleri, efgan eder bülbülleri

Dost bağçesinde gülleri, koka geldi, koka gider

AŞIK KİŞİ

Din ü millet sorar isen, aşıklara din ne hacet

Aşık kişi harap olur;bilmez ne din, ne diyanet

Aşıkların gönlü, gözü, maşuk depe gitmiş olur

Ayruk surette ne kalır, nice kılısar zühd ü taat

Taat kılan Uçmak için, din Tamu için

Ol ikiden fariğ olur, neye benzer bu işaret

Her kim Dost sever ise, Dosttan yana gitmek gerek

İşi gücü Dost olucak, cümle işten olur azat

Anın gibi Maşukanın haberin kim getirir

Cebrail mürsel sığmaz, şöyle olundu işaret

Soru hesap olmayısar dünya ahiret koyana

Münker ü Nekir ne sorar, terk olucak cümle murat

Havf ü reca gelmez anda, varlık yokluk bırakana

İlm ü amel sığmaz anda, ne terazi ne sırat

Ol kıyamet bazarında, her kula başı kaygısı

Yunus sen aşıklar ile hiç görmeyesin kıyamet

NE OLDU

İster idim Allah'ı, buldum ise ne oldu

Ağlar idim dün ü gün, güldüm ise ne oldu

Erenler meydanında, yuvarlanır top idim

Padişah çevganında kaldım ise ne oldu

Erenler meclisinde deste kızıl gül idim

Açıldım, ele geldim, soldum ise ne oldu

Danişmentler, alimler medresede bulduyse

Ben harabat içinde buldum ise ne oldu

İşit Yunus'u, işit üş, yine deli oldu

Erenler manasına daldım ise ne oldu

SEN DERVİŞ OLAMAZSIN

Dervişlik der ki bana

Sen derviş olamazsın

Gel ne deyeyim sana

Sen derviş olamazsın

Derviş bağrı baş gerek

Gözü dolu yaş gerek

Koyundan yavaş gerek

Sen derviş olamazsın

Döğene elsiz gerek

Söğene dilsiz gerek

Derviş gönülsüz gerek

Sen derviş olamazsın

Dilin ile şakırsın

Çok mailer okursun

Vara yoğa kakırsın

Sen derviş olamazsın

Kakımak varmışsa ger

Muhammet de kakırdı

Bu kakımak sende var

Sen derviş olamazsın

Doğruya varmayınca

Mürşide yetmeyince

Hak nasip etmeyince

Sen derviş olamazsın

Derviş Yunus gel imdi

Ummanlara dal imdi

Ummana dalmayınca

Sen derviş olamazsın

ŞÖYLE SANIRLAR BENİ

Sofuyum halk içinde tesbih elimden gitmez

Dilim marifet söyler, gönlüm hiç kabul etmez

Boynumda icazetim, riya ile taatim

Edişem ayruk yerde, gözüm yolum gözetmez

Hoş dervişem sabrım yok, dilimde ezkarım çok

Kulağımdan gireni, hergiz içim işitmez

Görenler elim öper tac ü hırkama bakar

Şöylece sanırlar beni zerrece günah etmez

Taşımda ibadetim, sohbetim hoş taatim

İç pazara gelince, bin yıllık ayyar etmez

Dışım derviş, içim boş, dilim tatlı, sözüm hoş

İlla ben ettiğimi, dinin denşüren etmez

Görenler sofu sanır, selam verir utanır

Anca iş koparaydım, el erüben güç yetmez

Söylersem marifeti saluslanırım kati

Miskinliğe dönmeğe, gönlümden kibir gitmez

Yunus eksikliğini Çalabına arzeyle

Anın keremi çoktur, sen ettiğin ol etmez

BU BAKTIĞIN IRAK NEDİR

Vuslat eri oldun ise, bu dert ile firak nedir

Dostu yakın görün ise, bu baktığın ırak nedir

Vuslat eri olan kişi, gerek varlıktan el yuya

Ey bu yola giden kişi, bir görelim durak nedir

Vuslat eri oldun ise, göz hicabın bildin ise

Dostu ayan gördün ise, bu varlığı bırak, nedir

İlim hot göz hicabıdır, dünya ahiret hesabıdır

Kitap hot aşk kitabıdır, bu okunan verak nedir

Zinhar gözünü aça gör, nefis duzahın seçe gör

Dost menziline geçe gör, andan yeğrek durak nedir

Eydirsin kim gözüm görür, dava, manaya erür

Gündüzün gün şule verir, gece yanan çırağ nedir

Yunus der;aşikare nihan, Hak doludur iki cihan

Gelsin beru Dosta giden, hur ü kusur Burak nedir

BİLDİKLERİM UNUTMUŞUM

Ey yarenler tınman bana, ben gene n'oldum bilmezem

İlm ü amel sorman bana, divane oldum bilmezem

Ayruksı nesne tutmuşam, bildiklerim unutmuşam

Canımı aşka atmışam, anda ne buldum bilmezem

Aklım yavu vardı benim, dağıldı fikrim kamusu

Boşaldım üş doldum veli, ne ile doldum bilmezem

Aşkım beni yakıpdürür, gönlüm Dosta akıpdürür

Devşirimezem ben beni, dembeste kaldım bilmezem

Ben aşksızın olumazam, aşk olucak ben olumazam

Aşktır canımın hasılı, aşka kul oldum bilmezem

Sen beni şeyh oldu deyu, benden nasihat isteme

Ben sanırım ki bilirem, üş şimdi bildim ki bilmezem

Aşık Yunus sen canını, Dost yoluna eyle feda

Bu şeyh ile buldum Hakkı, ben gayrı nesne bilmezem

BAŞTAN AYAĞA YAREYİM (1)

Gönlüm düştü bu sevdaya

Gel gör beni aşk neyledi

Başımı verdim kavgaya

Gel gör beni aşk neyledi

Ben ağlarım yana yana

Aşk boyadı beni kana

Ne akilim ne divane

Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluben yürürüm

Dostu düşümde görürüm

Uyanır melul olurum

Gel gör beni aşk neyledi

Aşkın beni mest eyledi

Aldı gönküm hasteyledi

Öldürmeğe kast eyledi

Gel gör beni aşk neyledi

Gah eserim yeller gibi

Gah tozarım yollar gibi

Gah akarım seller gibi

Gel gör beni aşk neyledi

Akan sulayın çağlarım

Dertli yüreğim dağlarım

Yarim için ben ağlarım

Gel gör beni aşk neyledi

Benzim sarı, gözlerim yaş

Bağrım pare, ciğerim baş

Halden bilen dertli kardaş

Gel gör beni aşk neyledi

Miskin Yunus biçareyim

Baştan ayağa yareyim

Dost elinden avareyim

Gel gör beni aşk neyledi

VAY ANA KİM

Aşıkları Tamu'su yandırmıya

Uçmağına bular baş indirmiye

Yedi Tamu bir aha katlanmıya

Yedi deniz aşk odun söndürmiye

Bin bir bela çekmeyince Nuh gibi

Tufanında gemiye bindirmiye

İsmail gibi kurban olmayınca

Cebril güzel koçu indirmeye

Musa gibi çobanlık etmeyince

Kelimim deyu Tur'a göndermiye

Yunus imdi dal bu mana gencine

Vay ana kim Allah uyandırmıya

ECEL ERE ÖLEM BİR GÜN

Ey yarenler, ey kardeşler, ecel ere ölem bir gün

İşlerime pişman olup, kendüzüme gelen bir gün

Yanlarıma kona elim, söz söylemez ola dilim

Karşıma gele amelim, nittüm ise görem bir gün

Oğlan gider danişmende, saladır dosta düşmana

Şol dört tekbir namaz ile, vaktim tamam kılam bir gün

Beş karış bezdürür, yılan, çiyan yiye tenim

Yıl geçe obrula sinim, unudulup kalam bir gün

Başıma dikeler hece, ne erte bilem ne gece

Alemler ümidi Hoca, sana ferman olam bir gün

Yunus Emre sen bu sözü, dahi tamam etmemişsin

Tek yürüyeyim, neyleyin, üstadıma gelem bir gün

İLMİNDE GARK OLALI

İlminde gark olalı üş ben beni bilimezin

Dille söyleyüben vasfına iremezin

Sıfatın gelmez dile, kandalığın kim bile

Sun'un saymak dille, ben hiç kadir olumazın

Hem evvelsin, hem ahır, kamu yerlerde hazır

Hiç mekam yoktur Sensiz, ben niçin görimezin

Görmedim deli oldum, yanıldım günah kıldım

Ussum, aklım aldırdım, esridüm ayılmazın

Çünkü beni esrittün, can ü gönül ilettün

Ayırma beni senden, biliştim yad olmazın

Bana canı sen verdin, Azraile buyurdun

Senden artuk kimseye, emaneti vermezin

Ey Yunus'un yaradan, götür hicabı aradan

Sadıkım yolunda ben, yalan dava kılmazın

BANA SENİ GEREK SENİ

Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni

Ben yanarım dün ü günü, bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni

Aşkın aşıkları öldürür, aşk denizine daldırır

Tecelli ile doldurur, bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem

Sensin dün ü gün endişem, bana seni gerek seni

Sofilere sohbet gerek, Ahilere Ahret gerek

Mecnunlara Leyli gerek, bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler, külüm göke savuralar

Toprağım anda çağıra, bana seni gerek seni

Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri

İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni

Yunus'dürür benim adım, gün geçtikçe artar odum

İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni

BAŞTAN AYAĞA YAREYİM (2)

Ben Dost ile dost olmuşam, kimseler dost olmaz bana

Münkirler bakar gülüşür, selam dahi vermez bana

Ben Dost ile dost olayım, canımı feda kılayım

Ölmezden öndün öleyim, dünya baki kalmaz bana

Terkeyledim kamu işi, Hak yoluna kodum başı

Dost yüzünü göriceğiz, sabr ü karar olmaz bana

Kimseler bilmez halimi, aşk odu yaktı canımı

Seçmezem soldan sağımı, namüs ü ar olmaz bana

Ben bir aşık-ı bi çareyim, baştan ayağa yareyim

Ben bir deli divaneyim, aklım da yar olmaz bana

Sanırlar beni deliyim, Dost bağçesi bülbülüyüm

Mevlanın kemter kuluyum, kimse baha saymaz bana

Bülbül oluben öterim, Dost bağçesinde biterim

Gül alırım, gül satarım, bağ-ban olmaz bana

Ey biçare Yunus senin, aşk oduna yandı canın

Yana yana Dost'a giderin, perde hicap olmaz bana

İZİNİN TOZUNA SÜRSEM YÜZÜMÜ

Arayu arayu bulsam izini

izinin tozuna sürsem yüzümü

Hak nasip eylese görsem yüzünü

Ya Muhammed canım arzular seni

Bir mubarek sefer olsa da gitsem

Ka'be yollarında kumlara batsam

Hup cemalin bir gez düşte seyretsem

Ya Muhammed canım arzular seni

Zerrece kalmadı kalbimde hile

Sıtk ile girmişim ben hak yola

Ebubekir, Ömer, Osman da bile

Ya Muhammed canım arzular seni

Ali ile Hasan Hüseyin anda

Sevgisi gönülde, muhabbeti canda

Yarın mahşer gününde, ulu divanda

Ya Muhammed canım arzular seni

Arafat dağıdır bizim dağımız

Anda kabul olur bizim duamız

Medine'de yatar Peygamberimiz

Ya Muhammed canım arzular seni

Yunus meth eyledi seni dillerde

Sevilirsin bütün gönüllerde

Ağlaya, ağlaya gurbet ellerde

Ya Muhammed canım arzular seni

HER KAÇAN ANARSAM SENİ

Her kaçan anarsam Seni kararım kalmaz Allahım

Sendem gayrı gözüm yaşın, kimseler silmez Allahım

Sensin ismi baki olan, Sensin dillerde okunan

Senin aşkına dokunan, kendini bilmez Allahım

Sen yarattın cism ü canı, Sen yarattın bu cihanı

Milk Senindir kerem kanı, kimsenin olmaz Allahım

Okunur dilde destanın, açılır bağ ü bostanın

Sen baktığın gülistanın, gülleri solmaz Allahım

Aşkın bahrına dalmayan, canını feda kılmayan

Senin cemalin görmeyen, meydana gelmez Allahım

Zar olur aşıkın işi, durmaz akar gözü yaşı

Senden ayrı düşen kişi, didarın görmez Allahım

Aşık Yunus Seni ister, lütf eyle cemalin göster

Cemalin gören aşıklar, ebedi ölmez Allahım

ŞÖYLE GARİP BENCİLEYİN

Acep şu yerde var mı ola

Şöyle garip bencileyin

Bağrı başlı, gözü yaşlı

Şöyle garip bencileyin

Gezdim Rum ile Şam'ı

Yukarı elleri kamu

Çok istedim, bulamadım

Şöyle garip bencileyin

Bendeler garip olmasın

Firkat oduna yanmasın

Hocam kimseler olmasın

Şöyle garip bencileyin

Bir garip ölmüş diyeler

üç günden sonra duyalar

Soğuk su ile yuyalar

Şöyle garip bencileyin

Söyler dilim ağlar gözüm

Gariplere göyner özüm

Meğer ki gökte yıldızım

Ola garip bencileyin

Nice bu dert ile yanam

Ecel ere bir gün ölem

Meğer ki sinimde bulam

Şöyle garip bencileyin

Emrem Yunus biçare

Bulunmaz derdine çare

Var imdi gez şardan şare

İste garip bencileyin

ALLAH SANA SUNDUM ELİM

Sensin kerim, sensin rahim, Allah sana sundum elim

Senden artık yoktur emin, Allah sana sundum elim

Ecel geldi vade erdi, bu ömrüm kadehi doldu

Kimdir ki içmeden kaldı, Allah sana sundum elim

Gözlerim göğe süzüldü, canım göğüsten üzüldü

Dilim tetiği bozuldu, Allah sana sundum elim

Üş biçildi kefen donum, Hazret'e yönelttim yönüm

Acep nice ola halim, Allah sana sundum elim

Urdular suyum ılıdı, kavim kardeş cümle geldi

Esen kalsın kavim kardeş, Allah sana sundum elim

Geldi salacam sarılır, dört yana sala verilir

El namazıma derilir, Allah sana sundum elim

Salacamı getirdiler, makberime yetirdiler

Halka olup oturdular, Allah sana sundum elim

Çün cenazeden şeştiler, üstüme toprak saçtılar

Hep koyubeni kaçtılar, Allah sana sundum elim

Yedi Tamu, sekiz Uçmak, her birinin vardır yolu

Her bir yolda yüzbin çarşı, Allah sana sundum elim

Geldi Münker ile Nekir, her birisi sordu bir dil

İlahi Sen cevap vergil, Allah sana sundum elim

Görün acep oldu zaman, gönülden eyleniz figan

Ölür çün anadan doğan, Allah sana sundum elim

Yunus tap uzat bu sözü, Allahına dutgıl yüzü

Didardan ayırma bizi, Allah sana sundum elim

GÖRDÜ GÖZÜM

Ey aşıklar, ey aşıklar, aşk mezheb ü dindir bana

Gördü gözüm Dost yüzünü, kamu yas düğündür bana

Ey Padişah ey Padişah, üş ben beni verdim Sana

Genc-ü hazinem kamusu, Sensin benim önden sona

Evvel dahi bu akl ü can, Senin ile ey asl-i kan

Ahır yine Sensin mekan, üş varurem Senden yana

Senden Sana varır yolum, Senden Seni söyler dilim

İlle Sana ermez elim, bu hikmete kaldım tana

Ayruk bana ben dimeyem, kimesneye sen dimeyem

Bu kul, o sultan dimeyem, işitenler kalsın tana

Dost aşkına ulaşaldan, dünya Ahiret bir oldu

Ezel ebed sorar isen, dünle bü gündür bana

Ayruk bize yas olmıya, gönlümüzde pas olmıya

Zira Haktan gelen avaz, savulmaz düğündür bana

Ben aşkımdan ayrılmıyam, dergahından ırılmıyam

Benden dahi gider isem, Seninle varam Sana

Ol Dost beni veribidi, var dünyayı bir gör dedi

Geldim gördüm hoş arayiş, Seni seven kalmaz ana

Kullarına vad eyledi, yarınki gün görnem dedi

Ol Dostların sevindiği, yarınım bu gündür bana

Bu ah ile, bu zar ile, bu hikmeti kim ne bile

Bilse dahi gelmez dile, tuttum yüzüm Senden yana

Sensin bana can ü cihan, Sensin bana genc-i nihan

Senden dürür assı ziyan, ne iş gele benden bana

Yunus Sana tuttu yüzün, unuttu cümle kendüzin

Cümle Sana söyler sözün söz söyleten Sensin ana

ELHAMDÜ-LİLLAH

Hak'tan gelen şerbeti içtik Elhamdü-lillah

Şok kudret denizini geçtik Elhamdü-lillah

Şu karşıki dağları, meşeleri bağları

Sağlık safalık ile, aştık Elhamdü-lillah

Kuru idik yaş olduk, ayak idik baş olduk

Havalandık kuş olduk, uçtuk Elhamdü-lillah

Vardığımız illere, şol sefa gönüllere

Halka Taptuk manisin, saçtık Elhamdü-lillah

Beri gel barışalım, yad isen bilişelim

Atımız eyerlendi, eştik Elhamdü-lillah

İndik Rum'u kışladık, çok hayr ü şer işledik

Üş bahar geldi, geri göçtük Elhamdü-lillah

Dirfilli pınar olduk, irkildik ırmak olduk

Aktık denize daldık, taştık Elhamdü-lillah

Taptuk'un tapusunda, kul olduk kapusunda

Yunus miskin çiğ idik, piştik Elhamdü-lillah

SAKINGIL

Mana eri bu yolda melul olası değil

Mana duyan gönüller, gergiz ölesi değil

Ten fanidir, can ölmez, çün gitti geri gelmez

Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil

Gevher seven gönüller, yüz bin yıl arar ise

Haktan nasip olmasa, hergiz bulası değil

Sakıngil yarin gönlün, sırçadır sımayasın

Sırça sındıktan geru, bütün olası değil

Çeşmelerden bardağın, doldurmadan kor isen

Bin yıl durursa, kendüzünden dolası değil

Şol Hızır'la, şol İlyas, ab-ı hayat içtiler

Bir kaç yıllar içinde, bunlar ölesi değil

Yarattı Hak dünyayı, Peygamber dostluğuna

Dünyaya gelen gider, baki kalası değil

Yunus gözün görürken, yarağın eyleyu gör

Gelmedi anda varan, geri gelesi değil

SÖYLER İSEM SENSİN SÖZÜM

Sensin benim canım canı, Sensiz kararım yokdürür

Uçmak'ta Sen olmaz isen, vallah nazarım yokdürür

Baksam Seni görür gözüm, söyler isem Sensin sözüm

Seni gözetmekten artuk, yeğrek şikarım yokdürür

Çün ben beni unutmuşam, şöyle Sana gitmişem

Ne kalde, ne halde isem, bir dem kararım yokdürür

Eğer beni Cercis'leyin, yetmiş gez öldürür isen

Dönem geru Sana varam, zira ki arım yokdürür

Yunus dahi aşık Sana, göster didarını ana

Yarım dahi Sensin benim, ayruk nigarım yokdürür

AŞKINA DÜŞEN KİŞİ

Dost Senin aşkın oku, key katı taştan geçer

Aşkına düşen kişi, can ile baştan geçer

Dün ü gün zar olur, aşkın ile yar olur

Derd-i seri Sen olsan, düğeli işten geçer

Ariflere bu dünya hayal ü düş gibidir

Kendini Sana veren hayal ü düşten geçer

Başında aklı olan, ücretle amel kılmaz

Hurilere aldanmaz, göz ile kaştan geçer

Bu dünyanın sevgisi, ağulu aşa benzer

Sonunu sayan kişi, ağulu aştan geçer

Gerçek aşık ol ola, can vermiye ol ive

Dost ile bazar için, nice bin baştan geçer

Miskin Yunus ol Dostu, hakikat seven kişi

Uzlet ihtiyar eder, yad-ü bilişten geçer

KORKTUĞUMLA YAR OLDUM

Nitekim ben beni bildim, yakın bil kim Hakk'ı buldum

Hakk'ı buluncaydı korkum, şimdi korkudan kurtuldum

Ayruk düşünmez korkmazam, bir zerrece kayurmazam

Ben şimdi kimden korkayım, korktuğum ile yar oldum

Azrail gelmez canıma, sorucu gelmez sinime

Bunlar beni ne sorsunlar, anı sorduran ben oldum

Ya ben onca kaçan olam, ol buyruğunu buyuram

Ol geldi gönlüme doğdu, ben ana bir kan oldum

Aşklılar bizden alalar, aşksızlar hot ne bileler

Kimler ala kimler vere, ben bir ulu dükkan oldum

Yunus'a Hak açtı kapu, Yunus Hakk'a kıldı tapu

Baki devlet benimkiymiş, ben kul iken sultan oldum

NİDEYİM GÖNLÜMÜ

Nideyim gönlümü aşktan usanmaz

Varır aşka düşer, hiç bana tınmaz

Döner gönlüm bana öğüt verir hoş

Aşık olan kişi, aşktan usanmaz

Aşık cana kaldı, aşık olamaz

Can terkin urmayan Maşuk'a ermez

Aşık bir kişidir, bu dünya malın

Ahiret gussesin bir pula saymaz

Aşık öldü deyu sala verirler

Ölen hayvan olur aşık olmaz

Bu dünyadan ahiretten içeru

Aşıkın yeri vardır kimseler bilmez

Aşıklar meydanı Arştan yücedir

Çalarlar çevganı topu belirmez

Yunus bu tevhitte mahiv oldukça

Gene gelmekliğe aklı belirmez

CANLAR CANINI BULDUM

Canlar canını buldum, bu canım yağma olsun

Assın ziyandan geçtim, dükkanım yağma olsun

Ben benliğimden geçtim, gözüm hicabın açtım

Dost vaslına eriştim, gümanım yağma olsun

İkilikten usandım, birlik hanına kandım

Derd-i şarabın içtim, dermanım yağma olsun

Varlık çün sefer kıldı, Dost andan bize geldi

Viran gönül hurd oldu, cihanım yağma olsun

Geçtim bitmez sağınçtan, usandım yaz ü kıştan

Bostanlar başın buldum, bostanım yağma olsun

Yunus ne hoş demişsin, bal ü şeker yemişsin

Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun

BEN GELMEDİM DAVA İÇİN

Benim bunda kararım yok, ben bunda gitmeğe geldim

Bezirganem metaım çok, alana satmağa geldim

Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için

Dost'un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim

Dost esrüğü deliliğim, aşıklar bilim neliğim

Denşürüben ikiliğim, birliğe bitmeğe geldim

Ol hocamdır ben kuluyum, Dost bağçesi bülbülüyüm

Ol hocamın bağçesine, şad olup ötmeğe geldim

Bunda biliş olan canlar, anda bilişirlermiş

Bilişüben Hocamla, halim arzetmeğe geldim

Yunus Emre aşık olmuş, Maşuka derdinden ölmüş

Gerçek erin kapısında, canım arz etmeğe geldim

ANLAMADAN EYLEDİK

Dilsizler haberini, kulaksız dinleyesi

Dilsiz kulaksız sözün, can gerek anlayası

Dinlemeden anladık, anlamadan eyledik

Gerçek erin bu yolda, yokluktur sermayesi

Biz sevdik aşık olduk, sevildik maşuk olduk

Her dem yeni dirlikte, sizden kim usanası

Yetmiş iki dil saçtı, araya sınır düştü

Evvel bakışı biz baktık, yermedik am-ü hası

Miskin Yunus ol veli, yerde gökte dopdolu

Her taş altında gizli, bin İmran oğlu Musi

HER DEM YENİ DİRLİKTEDİR

Bir gez yüzün gören kişi, ömrü geçe unutmıya

Tesbihi sen olasın, dilinde ayruk nesne eyitmiye

Namaza duran zahidin gözleri Seni görürse

Unuda tesbihini, mihraba secde etmiye

Ağzına şeker aluben, gözleri Sana tuş olan

Unuda ol şekerini, ayruk, çiğneyip yutmıya

Ben Seni sevdiğim için baha derler ise

İki cihan milkin virem, dahi bahası yetmiye

İki cihan dopdolu, bağ ü bostan olursa

Senin kokundan yahşi gül bostan içinde bitmiye

Gül ü reyhanın kokusu, aşıklara maşuk yeter

Aşık olanın maşuku hergiz üğünden gitmiye

İsrafil surun urucek mahlukat duru gelicek

Senin ününden artık, hiç kulağım işitmiye

Zühre yere inübeni sazın nuvaht eylerse

Aşıkın işreti Sensin, gözü ol yana gitmiye

Nider aşık hanımanı, ya sensiz iki cihanı

İki cihan feda Sana, kimesne güman dutmıya

Sekiz Uçmağın hurisi, eğer bezenüp geleler

Gönlüm sevdiğinden özkeyi hiç kabul etmiye

Ahirette ne ola kim, dünyada ol olmıya

Huri gılman gelicek, aşık elin uzatmıya

Yunus seni sevelden, beşaret oldu canına

Her dem yeni dirliktedir, hergiz ömrün eksitmiye

ŞOL GÖZ Kİ SENİ GÖRDÜ

Şol göz ki Seni gördü, ol neye nazar etsin

Şol can ki Seni duydu, tende ne karar etsin

Aşkına düşen aşık, derdine yanar dün gün

Vaslındır ana derman, hekim ne tımar etsin

Aşkın ezeli Hacem, yoklukta komuş varın

Bu remzi duyan aşık, yokluğu şikar etsin

Sen bir gani sultansın, canlar içinde cansın

Vasfın kaleme gelmez, dil kanda şümar etsin

Gerçek Şaha kul olan, gönlünü Sana veren

Seni kendinde bulan, kanceru sefer etsin

Bu çeşniyi tadana, kim ne vereler kana

Derdine düşen cana, hekim ne tımar etsin

Bu sırrı duyan kani, ger aşık ise canı

Açıldı gevher kanı, alana haber etsin

Çün aşkın ola emelim, sürüle gönülden gamım

Vaslına eren bir dem, bin canı nisar etsin

İmdi ki Yunus kalmış Hazret'e yüzü kara

Bir nesnesi yok müflis, neyile bazar etsin

CENNETTEN İLERİ

Sensiz yola girer isem, çarem yok adım atmağa

Gövdemde kuvvetim Sensin, başım götürüp gitmeğe

Gönlüm, canım, aklım, bilim, Seninle karar eder

Can kanadı sevi gerek, uçuben Dost'a gitmeğe

Kendiliğinden geçeni, doğan eder Maşuk anı

Ördeğe, kekliğe salar, süre, irüben tutmağa

Bin Hamza'ca kuvvet vermiş, kadir Çalap aşk erine

Dağları yolundan ırar, kast eder Dost'a gitmeğe

Yüz bin Ferhat, külüng almış kazar dağlar temelini

Kayalar kesip yol eder, ab-hayat akıtmağa

Ab-ı hayatın çesmesi, aşıkların visalidir

Kadehi dolu yürütür, susamışları yakmağa

Aşık mı derim ben ana, Tanrı'nın Uçmağın seve

Uçmak hot bit tuzaktır, eblehler canın tutmağa

Aşık olan miskin olur, hak yoluna teslim olur

Her ne dersen boyun tutar, çare yok gönül yıkmağa

Hakk'ın gerçek aşıkları, istemezler Cennet'leri

Cennet'ten ileri gider, ol makamın tutmağa

Bildik gelenler geçtiler, gördük konanlar göçtüler

Aşk şarabın içen canlar, uymaz göçmeğe, konmağa

Tutulmadı Yunus canı, geçti Tamu'dan, Uçmak'tan

Yola düşüp Dost'a gider, ol aslına uyakmağa

AŞIK CANI ÖLMEYE

Ol can kaçan ölüser, Sen ana can olasın

Ölmüş gönül dirile, andaki Sen olasın

Ölmeği dirlik ola, ölmesiz dirlik bula

Ölmüş gönül dirile, andaki Sen olasın

Sen olduğun gönüller, her dem canın yeniler

Güç olmaz ol divanda, hakimi Sen olasın

Can bedenden uçucak, menziline göçücek

Ol cihana geçicek, göze ayan olasın

Tozunu yel almaya, bir zerre ırılmıya

Aşık canı ölmeye, maşuku Sen olasın

Yunus sen aşık isen, aşka muvafık isen

Korkma ulaşık isen, ne olursan olasın

ŞEKERİ AYRUĞA SUNUP

Dost ilinin haberin disem işide misin

Yoldaş olup ol yola sen bile gide misin

Ol ilin bağı olur, şerbeti ağu olur

Kadeh dutmaz ol ağu, nuş edip yuda mısın

Ol elin zevadesi, cefa duta gidesi

Şekeri ayruğa sunup, sen ağu tada mısın

Ol ilde ay gün olmaz, ay gün gedilip dolmaz

Tertipler terk idüben, hisabın unuda mısın

Senlik benlik terk edip, yokluk eline gidip

Aşktan içip esriyip, varlık terk ede misin

İşbu tenin tertibi od ü yel, toprak, sudur

Yunus sen gör özünü, suda, toprakta mısın

ANDAN AYRI BUÇUK SAAT

Cümle alem terkin uram, ben Dost terkin urımazam

Andan ayrı buçuk saat, ben ansızın durumazam

Andan ayrı dirliğim, dirlik değildir benim

Koyam ol dirgüre beni, bu ölü dirgürimezem

Huri gelip eydür ise, gönlün bana vergil deyu

Dost'tan artık kimseye, ben gönlümü verimezem

Dost deyu geçti ömrüm, başarmadım Dost kulluğun

Koyam ol başara beni, ben hiç iş başarımazam

Bir gezden ol oldum, dahi benden ümit yoktur bana

Ben ol isem pes ol kani, bu sırra erimezem

Değmeler eydür Yunus'a, katlan bu gün yarın deyu

Ceht edüben bu günümü, yarına irgürimezem

ŞOL BENİM ŞEYHİMİ

Şol benim Şeyhimi görmeğe kim gelir

Zevk ile safalar sürmeğe kim gelir

Şeyhimin illeri, uzaktır yolları

Açılmış gülleri dermeğe kim gelir

Şeyhimin özünü, severim sözünü

Ol mubarek yüzünü, görmeğe kim gelir

Şeyhimin ilini, sorarım evini

Ol sebepli elini öpmeğe kim gelir

Şeyhimin ilinde, asası elinde

Şeyhimin yolunda, ölmeğe kim gelir

Aht ile vefalar, zevk ile safalar

Bu yolda cefalar çekmeğe kim gelir

Şeyhimim şem'ine bu canım pervane

Saladır aşıklara, yanmağa kim gelir

Hak için malını, hep vere varını

Aşk için arını, atmağa kim gelir

Şehidin donunu, yumazlar kanını

Dost için canını vermeğe kim gelir

Ah ile göz yaşı, Yunus'un haldaşı

Zehrile pişen aşı, yemeğe kim gelir

BİR BEN VARDIR BENDE

Severim ben Seni candan içeru

Yolum vardır bu erkandan içeru

Şeriat, tarikat yoldur varana

Hakikat meyvası andan içeru

Dinin terk edenin küfürdür işi

Ol ne küfürdür, imandan içeru

Beni bende demen, ben de değilim

Bir ben vardır bende, benden içeru

Beni benden alana ermez elim

Kim kadem basa Sultandan içeru

Süleyman kuş dilin bilir dediler

Süleyman var, Süleyman'dan içeru

Tecelliden nasip erdi kimine

Kiminin maksudu bundan içeru

Senin aşkın beni benden alıptır

Ne şirin dert bu, dermandan içeru

Miskin Yunus, gözü tuş oldu Sana

Kapıda bir kuldur, Sultandan içeru

EĞER YARLIĞAMAZSAN

Hak Çalabım, Hak Çalabım, Sencileyin yok Çalabım

Günahlarımız yarlığa, ey rahmeti çok Çalabım

Kullar Senin Sen kulların, günahları çok bunların

Uçmağına koy bunları, binsinler Burak Çalabım

Ne Sultan, ne baylardasın, ne köşk ü saraylardasın

Girdin Miskinler gönlüne, edindin durak Çalabım

Ne zühtüm var, ne taatim, ne gücüm, ne takatim

Meğer Senin inayetin, kıla yüzüm ak Çalabım

Yarlığa-gıl Sen Yunus'u, günahlı kulların ile

Eğer yarlığamazsan, key kati firak Çalabım

ACEP BU BENİM HALİM

Acep bu benim canım, azat ola mı ya Rab

Yoksa yedi Tamu'da yana kala mı ya Rab

Acep bu benim halim, yer altında ahvalim

Varıp yatacak yerim, akrep dola mı ya Rab

Can hulkuma geldikte, Azrail'i gördükte

Ya canımı aldıkta, asan ola mı ya Rab

Dar oldu bana düzler, gice ile gündüzler

Dünyaya bakan gözler, didar göre mi ya Rab

Allah olucak Kadı, bizden ola mı razı

Görüp Habib'in bizi, şef'i ola mı ya Rab

Yunus kabre vardıkta, Münker Nekir geldikte

Bize sual ettikte, dilim döne mi ya Rab

AŞKINA MUHAMMED'İN

Hak yarattı alemi, aşkına Muhammed'in

Ay ü günü yarattı, şevkine Muhammed'in

Ol! dedi oldu alem, yazıldı levh ü kalem

Okundu hatm-i kelam, şanına Muhammed'in

Hep Erenler geldiler, dergaha yüz sürdüler

Zikr-i tevhit ettiler, nuruna Muhammed'in

Veysel Karani kazandı, ahır yine özendi

Sekiz Uçmak bezendi, aşkına Muhammed'in

Ferişteler geldiler, saf saf olup durdular

Beş vakt namaz kıldılar, aşkına Muhammed'in

Havada uçan kuşlar, yaşarıp dağ ü taşlar

Yemiş verir ağaçlar, aşkına Muhammed'in

İmansızlar geldiler, andan iman aldılar

Beş vakt namaz kıldılar, aşkına Muhammed'in

Yunus kim ede methi, över Kur'an ayeti

An! vergil salavatı, aşkına Muhammed'in

KÖRDÜR MÜNKİRİN GÖZÜ

Miskinlikte buldular kimde erlik var ise

Merdivenden iterler, kim yüksekten bakar ise

Gönlü yüksekte gezer, dembedem yoldan azar

Dış yüzüne ol sızar, içinde ne var ise

Ak sakallı bir koca, bilmez ki hali nice

Emek yemesin hacca, bir gönül yıkar ise

Sağır işitmez sözü, gece sanır gündüzü

Kördür münkirin gözü, alem münevver ise

Gönül Çalabın tahtı, Çalap gönüle baktı

İki cihan bedbahtı, kim bir gönül yıkar ise

Sen sana ne sanırsan, ayruğa da anı san

Dört kitabın manası, budur eğer var ise

Manada götürmüşler, kardaştan yar yeğrektir

Oğuldan dahi tatlı, eğer doğru yar ise

Gördün yarin doğrudur, baş kogil ayağına

Çıkar ciğerin yedir, eğer çaren var ise

Gördün yarin eğridir, nen var ise ver kurtul

Ululardan öğüttür, işittiğin var ise

Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür

Bilire bir söz yeter, sende güher var ise

Bildik gelenler geçmiş, konanlar geri göçmüş

Aşk şarabından içmiş, kim mana duyar ise

Yunus yoldan ırmasın, yüksek yere durmasın

Sinle sırat görmesin, sevdiği didar ise

DOST ELİNDEN ÖLÜRSEM

Dost elinden ölürsem, hiç gümansız geru gelem

Ganimet görem bu demi, can şükrane veri gelem

Canın diri tutan kişi, Dost katından ırak düşer

Feda kılam yüz bin canı, ıraklıktan beru gelem

Cercis'leyin ol Dost beni, yetmiş gez öldürür ise

Bin gez dahi ölür isem, yüz bin gez ileru gelem

Yüz bin gez doğam uyagam, Dost burcunda cevlan kılam

Hem Bunda olam, hem Anda, Bunda Anda varı gelem

Yavu kılındım ne çare, yürürem dün gün avare

Sorulara cevap budur, ben esrügem deyu gelem

Bin yıl toprakta yatursam, ben komayam Enelhakkı

Ne vakit gerek olursa, aşk nefesin uru gelem

İnanmayan, gel sinime, Dost adını eyit, kıgır

Kefen donum pare kılup, toprağımdan duru gelem

Bundan böyle n'olasını, değme akil şerh etmeye

Yunus eydür aşıklara, Dost haberin veri gelem

GERÇEK ERİN HALİNİ

Yalan söyler görmeyen, haberi gören bilir

Gerçek erin halini, yolda can veren bilir

Tatma gönülde kini, hoş tutgönülde miskini

Dünya ahiret ekini, ekip götüren bilir

Ademin toprağın dört ferişte götürdü

Suyunu neden kattı, yapıp yuğuran bilir

İsrafil ü Azrail, Mikail ü Cebrail

Kıyamet ne gün kopar, yarın sur uran bilir

Dokuz kırk yaşayan eylenmedi dünyada

Saati bir dem imiş, sohbeti süren bilir

Ölmez dirliği bulduran, evliya sohbetidir

Yunus dahi bilmezse, okunan Kur'an bilir

SEN VİRAN OLMAYINCA

Gönül kanda dolana, maşukun bulmayınca

Kişi aşık mı olur gönülsüz kalmayınca

Gönüldür anan Onu, esir eyleyen seni

Kimi azat eylersin, sen azat olmayınca

Boynu zincirli geldik, key kati esir olduk

Er nazar eylemedi halimiz bilmeyince

Bir yandan överler, aylak nesne verirler

Bahasın ne bilesin, sen satın almayınca

Bahası canın anın, mal ile davar değil

Sevdik mi ele girer, sevdikler vermeyince

Dostu kande bulasın, sende durmak ile sen

Ol imaret eylemez, sen viran olmayınca

Sözü Yunus'tan işit, kibir kılma tut öğüt

Ol seni sora gelmez, sen yavu varmayınca

NE VERİR İSEN ELİN İLE

Eğriliğin koyasın, doğru yola gelesin

Kibr ü kini çıkargil, erden nasip alasın

Ne verir isen elin ile, şol varır senin ile

Ben disem inanmazsın, varıcağaz bulasın

Gönülde pas oturur, anda seni yitürür

İçeru Şah oturur, girmezsin kim göresin

On ikidir hücresi, dervazesi yedidir

Anda iki dilber var, bilmezsin ki sorasın

Biçare miskin Yunus, aşktan dava kılırsın

Dost'tan haber gelicek, yüz sürüyü varasın

YALVAR

Can ü gönülden seversen

Yalvar kul, Allah'a yalvar

Maksuda ermek dilersen

Yalvar kul, Allah'a yalvar

Yalvar a kardeş yalvara

Varmıyasın yüzü kara

Ümmet isen Peygambere

Yalvar kul, Allah'a yalvar

Geceler uykudan uyan

Gizli sırlar olsun ayan

Mahrum olmaz Allah deyen

Yalvar kul, Allah'a yalvar

Tanı sen kendini tanı

Neden yarattı Hak seni

N'olacağın anubeni

Yalvar kul, Allah'a yalvar

Yunus nuş eyle belayı

Yürü maksudun dileği

Hem inleyi, hem ağlayı

Yalvar kul, Allah'a yalvar

ŞOL CENNET'İN IRMAKLARI

Şol cennet'in ırmakları

Akar Allah deyu deyu

Çıkmış İslam bülbülleri

Öter Allah deyu deyu

Salınır Tüba dalları

Kur'an okur hem dilleri

Cennet bağının gülleri

Kokar Allah deyu deyu

Kimi yiyip kimi içer

Hep melekler rahmet saçar

İdris Nebi hulle biçer

Biçer Allah deyu deyu

Altındadır direkleri

Gümüştendir yaprakları

Uzandıkça budakları

Biter Allah deyu deyu

Aydan arıdır yüzleri

Misk ü amberdir sözleri

Cennet'te huri kızları

Gezer Allah deyu deyu

Hakka aşık olan kişi

Akar gözlerinin yaşı

Pür nur olur içi dışı

Söyler Allah deyu deyu

Ne dilersen Hak'tan dile

Kılavuzla gir doğru yola

Bülbül aşık olmuş güle

Öter Allah deyu deyu

Açıldı gökler kapısı

Rahmetle doldu hepisi

Sekiz cennet'in kapısı

Açılır Allah deyu deyu

Rıdvan-dürür kapı açan

İdris-dürür hülle biçen

Kevser şarabını içen

Kanar Allah deyu deyu

Miskin Yunus var Yarına

Koma bu günü yarına

Yarın Hakk'ın divanına

Varam Allah deyu deyu

GÜZEL KABETULLAH

Hak müyesser etse de varsam

Güzel Kabetullah sana

Bakuben hayranın olsam

Güzel Kabetullah sana

Kara donuna bürünür

Arş'la beraber görünür

Sana varmayan yerinür

Güzel Kabetullah sana

Gümüşten kapı açmışlar

Mermerlerle döşemişler

Altın kuşak kuşatmışlar

Güzel Kabetullah sana

Kabenin çevresi dağlar

Didar görmüş sular çağlar

Aşık Yunus durmaz ağlar

Güzel Kabetullah sana

ÇIKTIM ERİK DALINA

Çıktım erik dalına, anda yedim üzümü

Bostan issi kakıyup, der ne yersin kozumu

Kerpiç koydum kazana, poyraz ile kaynattım

Nedir deyip sorana, bandım verdim özünü

İplik verdim çulhaya, sarıp yumak etmemiş

Becit becit ısmarlar, gelsin alsın bezini

Bir serçenin kanadın, kırk kağnıya yüklettim

Kırk çift dahi çekmedi, şöyle kaldı yazılı

Bir sinek bir kartalı, salladı vurdu yere

Yalan değil gerçektir, ben de gördüm tozunu

Bir küt ile güreştim, elsiz ayağım aldı

Güreşip basamadım, göyündürdü özümü

Kaf dağından bir taşı şöyle attılar bana

Öğlelik yere düştü, bozayazdı yüzümü

Balık kavağa çıkmış, zift turşusun yemeğe

Leylek koduk doğurmuş, bak a şunun sözünü

Gözsüze çu el eyledim, sağır sözüm anladı

Dilsiz çağırıp söyler, dilimdeki sözümü

Bir öküz boğazladım, kakladım sere kodum

Öküz issi geldi eydür, boğazladın kazımı

Anda da kurtulmadım, nidesimi bilmedim

Bir çerçi de geldi eydür, kanı aldın gözgümü

Gördüm kaplubağayı, yanın seğirdüpdür gider

Sordum kanda gidersin, Kayseriyedir azimi

Yunus bir söz söylemiş, hiç bir söze benzemez

Münafıklar elinden, örttü mana yüzünü

BİR GEZ GÖNÜL YIKTIN İSE

Bir gez gönül yıktın ise, kıldığın namaz değil

Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil

Bir gönül yaptın ise, er eteğin tuttun ise

Bir gez hayr ettin ise, birine bin az değil

Erden sana nazar ola, için dışın nur ola

Beli kurtulmuştan ola, şol kişi kim gammaz değil

Er odur alçak dura, ayak odur yola vara

Göz odur ki Hakk'ı göre, gündüz gören göz değil

Yunus Emre'm sözün satar, söze bal ü yağ katar

Altmış bin sarrafa satar, yükü gevherdir koz değil

AŞK BEZİRGANI

Aşk bezirganı, sermaye canı

Bahadır gördüm, cana kıyanı

Zehi bahadır can terkin urur

Kılıç mı keser himmet giyeni

Kamusun bir gör, kemterin er gör

Alu görmegil, palas giyeni

Tez çıkarırlar fevkal'ulaya

Bin İsa gibi dünya yakanı

Tez indirirler tahtesseraya

Bir Karun gibi dünya kovanı

Aşık olanın nişanı vardır

Melamet olur belli beyanı

Zühdüm var deyu ta'n eylemegil

Merdut ederler mağrur olanı

İlmim var deyu mağrur olmagil

Hak kabul etti kefen soyanı

Atlası kodu, abalar geydi

İbrahim Ethem Sırdan duyanı

Çün Mansur gördü, Ol benem dedi

Od'a yaktılar, işittik anı

Od'a yandırdın, külün savurdun

Öyle mi gerek Seni seveni

Zinhar ey Yunus, gördüm demegil

Od'a yakarlar gördüm deyeni

BU NE ACAYİP UĞRU

İstediğimi buldum, aşikare can içinde

Taşra isteyen kendi pinhan içinde

Kadimdir hiç ırılmaz, ansız kimse dirilmez

Adım adım yer ölçer, hükmü revan içinde

Tutun deyu çağırır, uğru dahi çağırır

Bu ne acayip uğru, bu çağıran içinde

Siyaset meydanında, galebe eden, bakan ol

Siyaset kendi olmuş, girmiş meydan içinde

Takmış kudret kılıcın, çalmış nefsin boynuna

Nefsini tepelemiş elleri kan içinde

Sayru olmuş iniler, Kur'an ünün diniler

Kur'an okuyan kendi, kendi Kur'an içinde

Bu tılsımı bağlayan, cümle dilde söyleyen

Yere, göke sığmayan, girmiş gönül içinde

Yüce yüce aşk düzer, kenduzin anda bezer

Gör nice cevlan ider hırka kaftan içinde

Türlü türlü imaret, köşk ü saray yapan ol

Kara nikap tutunmuş girmiş külhan içinde

Baştan ayağa değin, cümle hükm eden oldur

Hak'tan ayru ne vardır, kalma güman içinde

Birsen birliğe gel bak, ikiyi elden bırak

Bütün mana bulasın, sıdk ü iman içinde

Oruç, namaz, gusl ü hac hicabdır aşıklara

Aşık andan münezzeh, hastır insan içinde

Girdim gönül bahrine, daldım anın ka'rına

Seyr ederken iz buldum, baktım bu can içinde

Bu izimi izledim, sağım solum gözledim

Çok acayipler gördüm, yoktur cihan içinde

Yunus senin sözlerin, manadır bilenlere

Söyleniser sözlerin, devr ü zaman içinde

MUHAMMET

Canım kurban olsun Senin yoluna

Adı güzel, kendi güzel Muhammet

Şefaat eyle bu kemter kuluna

Adı güzel, kendi güzel Muhammet

Mümin olanların çoktur cefası

Ahirette olur zevk ü safası

On sekiz bin alemin Mustafa'sı

Adı güzel, kendi güzel Muhammet

Yedi gökleri seyran eyleyen

Kürsi'nin üstünde cevlan eyleyen

Miraçta ümmetini dileyen

Adı güzel, kendi güzel Muhammet

Aşık Yunus n'eder dünyayı Sensiz

Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümansız

Sana uymıyanlar gider imansız

Adı güzel, kendi güzel Muhammet

EBEDİ PADİŞAH

Ey Padişahı lem yezel

Ey kadir-i hayyu ezel

Kahrında hoş lütfunda hoş

Hoştur bana senden gelen

Ya gonca gül, yahut diken

Ya hilattır, yahut kefen

Narında hoş, nurunda hoş

Miskin Yunus sana kuldur

İster ağlat, ister güldür

İster şad et, ister öldür

Narında hoş, nurunda hoş

 

www.bilik.siteleri.com